Davranış, günlük hayatta canlıların zihnen ya da bedenen sergiledikleri,bilinçli ya da bilinçsiz eylemlerdir. Davranışlarımızda irade nereden sonra baskın gelir?
İnsan için konuşacak olursak, genel olarak yaşamak için yapmak zorunda olduğumuz ve yaşamı garantiye aldıktan sonra yaptığımız isteğe dayalı davranışlar var. İsteğe bağlı davranışlar seçime bağlıdır ve seçim söz konusu olduğunda "irade var" diyebiliriz.
1- Zorunlu Eylemler:
Bu tür davranışların kapsadığı temel eylemler "yaşam için mecburi eylemler" olarak tanımlanabilir. Yemek yemek, su içmek, nefes alıp vermek, toplum içinde yaşamak gibi. Sonuçta ölü bir insanın kendi iradesi ya da herhangi bir davranışı olamaz. Bu tür eylemlerin nedenleri isteğe veya seçime bağlı değildir çünkü istesek de istemesek de bu eylemleri yapmak zorundayız. Ortada seçilecek başka bir seçenek yoktur.
Zorunlu eylemler, kişinin psikolojik gereksinimini sağlamak için de yapacağı davranışları kapsar. Hem fizyolojik hem de psikolojik olarak gereksinimlerimizin karşılanması için davranışlarda bulunuruz. Süt emmek isteyen bir bebek fizyolojik gereksinimini karşılamak için davranışta bulunurken, dört yaşındaki bir çocuk annesinin ilgisi için davranışta bulunabilir.
Yani öncelikle seçime bağlı olmayan davranışları yaparız ki burada irade ya yoktur ya da seçime bağlı değildir. İrade, dört yaşındaki çocuk örneğinde neredeyse yoktur çünkü çocuk bunları bilinçli olarak seçip yapmaz. Seçme iradesi, bazı zorunlu gereksinimleri karşıladıktan sonra gelir. Örneğin dört yaşındaki çocuk bir çikolatayı gördüğü anda vazgeçmeden sürekli isterken, çikolatayı istemeyi seçip seçmeme gibi bir durumda değildir. Ancak çocuk psikolojik ve fizyolojik olarak geliştiğinde bu seçimi yapabilecek konuma gelebilir.
2- Seçime Bağlı Eylemler:
İnsan olmanın sorumluluk gerektiren tarafı, tabi ki eylemlerimizden sorumlu olacak kadar muhakeme yeteneğimizin bulunmasıdır. İnsanın yaşadığı kültür ve ortam, insan zihninin gelişmişliği; davranışların çeşitliliğine, eylemlerin nedeninin farklılığına yol açıyor. Onun için insanı diğer tüm canlılardan farklı tutmak yerinde bir karar olur.
Fizyolojik yaşamın ve kültür-ortamın sağlanmasıyla sahneye insan seçiminin sonuçları olan davranışlar çıkar. Her ne kadar davranışların yapılmasında dış faktörler etkili olsa da bunun kişinin kendi iradesini yok saymayacak düzeyde olduğunu kabul edelim. Kişinin seçimlerinin içinde; dinleyeceği müzik, okuyacağı kitap, bakkala giderken saçlarını nasıl tarayacağı gibi davranışlardan bahsedebiliriz. Bu eylemler deneme-yanılma yoluyla gelişir. İnsan gelişmişliği nedeniyle fizyolojik ihtiyaçları kadar kendi iradesiyle, nereden geldiğini, neden var olduğunu, ne için yaşadığını sorgulayabiliyor ve buna uygun davranışlar sergileyebiliyor.
Sonuç olarak iradeye bağlı eylemleri sergileyebilmek için öncelikle hem zihinsel hem bedensel olarak gelişmiş olmalıyız. Zihnimizin mantıklı seçimleri verebilecek kadar gerçeğe yakın ve bedenimizin seçimi uygulayabilecek kadar gelişmiş olması gerekir. Seçim yapıldığında iradenin konuştuğunu bilmek herkese iyi gelecektir. Bu şekilde kişi kendini daha yetkin hissedebilir. Sadece yapabildiklerimize bakabilsek kendi kararlarımızdan sorumlu olmayı becerebiliriz. Kalın sağlıcakla..
Sonuç olarak iradeye bağlı eylemleri sergileyebilmek için öncelikle hem zihinsel hem bedensel olarak gelişmiş olmalıyız. Zihnimizin mantıklı seçimleri verebilecek kadar gerçeğe yakın ve bedenimizin seçimi uygulayabilecek kadar gelişmiş olması gerekir. Seçim yapıldığında iradenin konuştuğunu bilmek herkese iyi gelecektir. Bu şekilde kişi kendini daha yetkin hissedebilir. Sadece yapabildiklerimize bakabilsek kendi kararlarımızdan sorumlu olmayı becerebiliriz. Kalın sağlıcakla..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder