Sevgi, insanları birbirine yakınlaştıran her türlü olumlu ve iyi duygudur. İnsanların toplu halde yaşamalarının en büyük nedeni yararlanma ve dayanışmadır. İnsan ilişkileri sevgi olmadan sadece karşılıklı çıkar ilişkisine döner.* Sevgi, insanın en temel gereksinmelerinden biridir. Toplumsal yaşamın temel kaynaştırıcı gücüdür.
Peki herkes doğuştan mı sever?
Doğuştan sevmekten ziyade biz insanlar, sevilerek sevmeyi öğreniriz. Sevildiğini hissetmeyen insan başkasını sevemez.* Sevgi gibi kutsal bir duygu ancak yine sevgiyi doğurmasıyla daha da yücelir. Sevildiğini hissetmeyen çocuk güven duygusu geliştiremez. Bu kişilerin kişiliğinin dengeli olması ve başkalarını sevmesi çok zordur. Kişi kendisinde olmayan bir şeyi başkasına verebilir mi?
Kimler Ne Zaman Sevgi İster?
Her insan her zaman sevilmek, beğenilmek ister. Bu yüzden davranışlarımızın temelinde böyle bir güdü yatar. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak kişilerin bizi sevmesi için ya uğraşır ya da bazı şeyleri görmezden geliriz. Çünkü Victor Hugo'nun da dediği gibi "Yaşamda en yüce mutluluk, sevildiğini bilmekle gelir". Burada düşündüğümüzde, çoğu insanın kendisini seven birini gösterebilmesi gerekir. Fakat bu yüce mutluluk neden insanların çok azına uğramıştır? Bunun cevabı bilinç dışına atılan olumsuz çocukluk sürecinde yatar. Sevildiğimizi bilmek, sandığımızdan daha farklıdır. Bilinçli olarak bilmenin yanında kişiler en derinlerde "seviliyorum" hissini yaşatmalıdır. Fakat bu his genelde bilmemekten, nefretten, diğer insanların hislerinden yıpranır ve o yüce mutluluktan bihaber kalırız.
Ne Yapmalı?
Bir anne ya da baba olabiliriz. Henüz ailesiyle yaşayan bir genç olabiliriz. Kim olursak olalım insan bilincine varmadığı bir sorunu terk edemez. Bu yüzden sevgi, ilgi, sorumluluk, saygı konularında hem kendimizi daha mutlu edecek hem de başkalarının gönlüne sevgi tohumu atabilecek kadar bilmek, yorumlamak ve düşünmek gerekiyor.
* Bu yazıda Atalay Yörükoğlu'nun Çocuk Ruh Sağlığı kitabından etkilenilmiştir. Kitap, insanların ergenliğe kadar olan gelişim evrelerini akıcı bir dille anlatıyor. Tavsiye ederim...
* Bu yazıda Atalay Yörükoğlu'nun Çocuk Ruh Sağlığı kitabından etkilenilmiştir. Kitap, insanların ergenliğe kadar olan gelişim evrelerini akıcı bir dille anlatıyor. Tavsiye ederim...